Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Televizyonda Sosyal Mesaj Kullanımı

Ürün yerleştirme, her gün defalarca kez televizyon ekranlarında maruz kaldığımız bir tanıtım biçimi.

Öyle ki hangi sahnede ürün yerleştirme yapıldığını dahi anlayamıyoruz. Dizi izlerken birden dondurma, cips, çikolata gibi şeyleri yeme istedi belirebiliyor.


televizyonda sosyal mesaj kullanımı, tv reklamları, kamu spotu, sosyal sorumluluk


Bazı ürün yerleştirmeler ise daha açık bir şekilde yapılıyor.

Amacım, ürün yerleştirme hakkında etik kurallarını sorgulamak değil.

Amacım, ürün yerleştirmenin bir başka boyutunu ortaya koymak... Yani, ürün yerleştirmenin sosyal sorumluluk amaçlı kullanımından bahsetmek.

Ürün yerleştirme, Türk televizyonlarında yaygınlaşmadan önce Sinan Çetin, Avrupa Yakası setinin pek çok yerine -özellikle muhallebici, dergi ofisi ve gazete bayinin bulunduğu sokak- kendi yapım şirketine ait filmlerin afişlerine yer verirdi.

avrupa yakası, veysel diker (tacettin), yavuz seçkin (sertaç)

Bunun yanı sıra sosyal mesaj içerikli afişlere de sıkça rastlardık Avrupa Yakası'nda.


avrupa yakası fatoş, televizyonda sosyal mesaj kullanımı, kamu spotu


Sosyal Sorumluluk içeren bu tarz uygulamaları ne yazık ki çok fazla yapımda göremiyoruz. Nedenini anlamak ise güç!

Öyle ki bu yöntemin kullanıldığını dahi unutmuştum. Ta ki Avrupa Yakası gibi yine bir Gülse Birsel dizisi olan Yalan Dünya'da LÖSEV afişine rastlayana kadar.

Ben bölümleri geriden takip ettiğim için 53. bölümü yeni seyrettim. Oysa Mayıs ayına ait bir gelişme bu.

Yalan Dünya dizisinin bazı sahnelerinde sosyal mesaj içerikli afişlere rastlıyoruz. Daha önceki bölümlerde de benzer uygulamaları görmüştüm ancak LÖSEV ile dikkatimi çekti.

LÖSEV de sosyal medya hesabından dizi ekibine teşekkür etmiş.

yalan dünya dizisi fotoğrafları


Bu tarz uygulamaları Gülse Birsel dizilerinde görmek tesadüf mü yoksa Gülse Birsel'in kendi hassasiyetinin bir sonucu mu bilemiyorum.

Afiş tanıtımının yanı sıra sosyal mesaj içerikli sahne kurgulayan diziler de oldu. Örneğin Leyla ile Mecnun dizisinde sıkça başvurulan bir yöntemdir bu.



Bu uygulamalar diziye ve kanala değer katan uygulamalardır. Sadece dizilerde değil, pek çok program türünde uygulamak mümkündür.

Benzer uygulamalar başka dizilerde de yapılmıştır muhakkak. Bunların sayısı çok az olmakla birlikte tarayıp buradan paylaşmak güç bir iştir.

Ben ekranda bu uygulamaları gördükçe mutlu oluyorum. Konunun birkaç insanın hassasiyetine bırakılmayıp sistematik bir hale dönüştürülmesini umuyorum.

Umarım hem STK'lar hem de yapımların halkla ilişkiler departmanları gerekli adımları atarlar ve bu uygulamaları daha sık görürüz ekranlarda.

MUSTAFA ARSLAN

sosyal sorumluluk projeleri, televizyonda sosyal sorumluluk, televizyon dizilerinden sosyal sorumluluk örnekleri, televizyon programlarında kamu spotu kullanımı, örnek sosyal sorumluluk projeleri, ürün yerleştirme olarak kamu spotu kullanma, televizyonun topluma örnek olması





Türk televizyonlarında bir protesto aracı olarak PENGUEN kullanımı

Televizyonda bir penguen filmi veya belgeseli gördüğümde "ulan yine bir yerlerde bir olay mı oldu, kim kimi protesto ediyor şimdi" diye düşünüyorum.

Nesli tehlikede olan bu sevimli hayvanlar ne oldu da bir protesto aracı, bir direniş simgesi, bir siyasal obje haline geldi kısaca ondan bahsetmek istiyorum.

Gezi olayları sırasında ana akım medya yaşananlara mesafeli yaklaştı ve pek çok haberi/görüntüyü yayınlamadı. Bunlardan birisi vardı ki gerilimin doruğa çıktığı zamanların birinde penguen belgeseli yayınladı. Medya tarihine bir otosansür olarak geçen bu olay aynı zamanda penguen furyasının da ateşleyicisi oldu.

O kanal CNNTurk'tü.


gezi parkı penguen belgeseli direniş


CNNTurk'ün bu tavrı Gezi eylemlerine destek verenler tarafından oldukça tepki toplarken sanatçı Sermiyan Midyat, CNNTurk televizyonunda yayınlanan ve Enver Aysever'in sunduğu ve Gezi olaylarının konuşulduğu Aykırı Sorular programına, kanalı protesto etmek için üzerinde penguen resmi bulunan bir t-shirt ile katıldı.

gezi parkı penguen direniş sermiyan midyat aykırı sorular enver aysever



Artık penguen gezi olaylarının en bilinen simgelerinden birisi haline geldi.

Olaylar sırasında Afrika gezisinde bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gece yarısı yurda döndüğünde Havaalanında kendisini pek çok partili karşıladı ve neredeyse bütün haber kanalları bu anı canlı yayınladı.

3 tanesi hariç...

Muhalif çizgide bulunan ve o dönemde neredeyse 24 saat Gezi olayları ile ilgili yayın yapan Halk tv, Ulusal Kanal ve Hayat tv başbakan yurda indiği sırada diğer kanalların aksine penguen belgeseli yayınlamaya başladı.


penguen gezi parkı


gezi parkı penguen


gezi parkı penguen



Ve bugün...

Gündemde Akparti hükumeti ile Fethullah Gülen cemaati (Hizmet) arasında yaşanan gerilim var. Yolsuzluk iddiaları, seks kasedi söylentileri, görevden alınan polisler, hükumete kurulduğu iddia edilen komplolar, daha neler neler...

Cemaatin yayın organı olan Samanyolu tv'de ise ise penguen filmi var.

sevimli penguenler


Zaman değişti, olaylar değişti, taraflar değişti ama penguenin simge olma durumu değişmedi.

Bugün de penguen bir protesto aracı, bir siyasal simge, bir mizah unsuru olarak kullanılmaya devam ediyor. Ben inanıyorum ki yarın da kullanılmaya devam edecek.

Penguenin hayatımızdaki yeni yerine alışsak iyi olur.

MUSTAFA ARSLAN

televizyonda sansür, gezi olayları ve sansür, gezi parkı protestoları, direniş, paralel yapı, penguen sansürü, medya ve sansür





"Şöhret" Olmak Üzerine

Hep derlerdi de inanmazdım, "meşhur olmak zor zanaat, piyasa çok nankör" diye. Bugün itibari ile inanıyorum. Tecrübe mi edindim? Tabi ki hayır!

Aşırı doz işsizlikten olsa gerek kendimi bir cast ajansının oyuncu kataloğunu incelerken buldum. Hem de söylediklerine bakılırsa sektörün en köklü ve bilinen ajanslarından birisiymiş bu. Katalog Normal, Gold ve Çocuk diye kategorilere ayrılmıştı ve gerçekten de çok zengindi.

reklam filmi, sinema cast çekimi, kamera arkası


Daha önceden de benzer bir katalog görmüştüm ve sistemin nasıl işlediğine dair az çok fikrim vardı. Hatta az kalsın bir cast ajansında işe bile başlıyordum, olmadı. Kısaca bahsetmek gerekirse bir ajansa gidip kaydınızı yapıyorsunuz ve oynayabileceğiniz rollere göre çekilmiş fotoğraflarınızı bırakıyorsunuz. Ajansta bir portföyünüz oluyor. Tipiniz ve özelliklerinize uygun bir rol olduğunda deneme çekimine çağrılıyorsunuz, beğenilirseniz işi kapıyorsunuz. Kısaca sistem bu şekilde işliyor.

İşler Güçler dizisinde olayı güzel özetleyen sahneler var, Murat Cemcir'in oynadığı fotoğraf çekimi ve deneme çekimi sahnelerini izleyebilirsiniz. (Merak edenler için: cast ajansı ile nasıl iş bulunur?)

Bu işleyiş orta sınıf oyuncular veya meşhur olmak isteyenler için gayet sıradan duruyor. Ancak benim içimi burkan hayranı olduğum isimlerin de aynı muameleye tabi tutulması oldu. Ahmet Cihat Tamer, Ayten Uncuoğlu, Demiray Erül, Erdoğan Sıcak, İlhan Daner, İlyas Salman, Zihni Göktay gibi efsane isimlerin kılıktan kılığa girerek kendini ispat etmeye çalışmaları beni çok üzdü.

Yapımcıların bu ustaların kapısında sıraya girmeleri gerekirken onlar ajanstan medet umar hale gelmişler. Listede daha niceleri var ki her birisi için "bu hallere düşecek adam mıydı?" dersiniz.

Gel gör ki "piyasa çoluk çocuğun eline düştü". Ustalar da iş bulabilmek için ortama ayak uyduruyorlar çaresizce. Belki de kıymetlerinin anlaşılması için ölmeyi bekliyorlar, ardından gözyaşı döktüğümüz niceleri gibi!

Beni en çok şaşırtan ve kızdıran ise ustaların düştüğü durum ortadayken ajanslardaki çocuk profili bolluğu oldu. Ailelerin bu sektörde çocukları için bir gelecek aramaları anlaşılır gibi değil. Allah akıl fikir ihsan eylesin hepsine diyorum ve toplumsal mesajımı da vererek yazımı sonlandırıyorum; çabuk gelen şöhret, şöhret değildir.

MUSTAFA ARSLAN

mustafa arslan, cast ajansı, kast ajansı, nasıl ünlü olunur, nasıl oyuncu olunur, cast ajansı kayıt ol, cast ajansı deneme çekimi, nasıl artist olunur, oyuncu olma teknikleri, şöhret olmak için neler yapmalı





Her Bütçeye Göre Bir "Star" Vardır

Twitter’da en çok karşılaştığım durumlardan birisi, ünlü birisinin, kendisine ödül verdikleri için falanca üniversitesinin falanca kulübüne teşekkür mesajı yayınlamasıdır.

Bu ülkede ödül almayan dizimiz/programımız veya oyuncumuz/yönetmenimiz/senaristimiz var mıdır bilmiyorum.

İsmini bile duymadığım bir dizi yılın dizisi seçilebiliyor. Aynı şekilde oyuncusu yılın oyuncusu veya yönetmeni yılın yönetmeni…

Benim bir diziyi izlemiyor olmam veya daha önce duymamış olmam o diziyi başarısız kılmaz tabi ki. Ama başarı da bu kadar göreceli olmamalı. Bir ülkede 50 farklı otorite 50 farklı yılın dizisi seçiyorsa bu işte bir terslik var demektir.

ödül koleksiyonu, ödüller, yıldız


Bu tarz bir organizasyon düzenleyen bir kulübe üye olmadım şimdiye kadar.  Böyle bir ankete de maruz kalmadım. Bu seçimler nasıl yapılır, dahası bir grup insan bir araya gelip neden böyle seçimler yapma gereksinimi duyar bilmiyorum.

Ama kendimce bir fikrim var.

Bana kalırsa kendi alanında doğru düzgün bir iş başaramamış kulüpler, ben de buradayım mesajı vermek, ismini duyurmak için ses getirecek bir organizasyon yapma  peşine düşüyorlar.

Ses getirecek organizasyon ise tanınmış insanları bir araya getirip söyleşi ortamı oluşturmak.

O kadar tanınmış insanı bir araya getirmenin yolu ise onlara ödül vermek.

O kadar çok kulüp bu yola başvuruyor ki ünlüler de haliyle her organizasyona yetişemiyor. Kimilerine bizzat kendileri katılıyor; kimilerine ise nezaket amaçlı bir mesaj göndererek,” işlerinden dolayı katılamadıkları için özür dileyip, ödül için teşekkür ediyorlar.”

Sen misin ödül almaya gelmeyen!

Koskoca kulüp olarak organizasyon yap, ama beklenen ünlü şahsımız gelmesin. Olacak şey mi!

Hal böyle olunca kulüplerimiz de çareyi, sadece organizasyona gelecek kişilere ödül vermekte bulmuşlar. Organizasyona gelmeyecekse, sahnede ismini okuyup - tüm salona alkışlatıp da ödülü evine yollamanın ne anlamı var öyle değil mi?

Her okul farklı farklı yılın bilmem neyi ödülü veriyorsa bence tek sebebi budur.

Sanmıyorum ki, bir grup insana fikirlerini sordular da objektif yapılan anketlerin sonucunda verildi o ödüller.

Şimdi kimse çıkıp da ben yılın oyuncusuyum, ben yılın yönetmeniyim, ben yılın programcısıyım, ben yılın fenomeniyim, ben yılın şarkıcısıyım, ben yılın yazarıyım vs. demesin.

Üniversite kulüplerinin verdiği ödüller asla bir reyting ölçme yöntemi değildir, olamaz.

MUSTAFA ARSLAN

mustafa arslan, halkla ilişkiler, öğrenci kulüplerinde halkla ilişkiler, üniversite öğrenci kulübü etkinlik planlaması, öğrenci kulübüne ünlü birisini davet etmek, kulüp organizasyonuna nasıl ünlü birisi davet edilir